“İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.” Jean Paul Sartre
Hayatta başımıza gelen her şeyi seçemeyiz. Bize haksızlık yapılabilir, beklemediğimiz bir söz duyabilir, bir fırsatı kaybedebilir ya da başka insanların davranışlarıyla incinebiliriz. Ancak Jean-Paul Sartre’ın bu sözü, özgürlüğümüzün yalnızca seçim yapabildiğimiz koşullarda değil, seçim hakkımızın kısıtlandığını düşündüğümüz anlarda da var olduğunu hatırlatır. Bir başkasının davranışı üzerinde kontrolümüz olmayabilir; fakat o davranışa nasıl karşılık vereceğimiz konusunda hâlâ bir seçim alanımız vardır. Öfkeye teslim olmak, susmak, sınır koymak, affetmek, uzaklaşmak veya mücadele etmek… Bunların her biri bizim tavrımızdır. Başkalarının bize ne yapacağını her zaman belirleyemeyiz; fakat onların yaptıklarının bizi nasıl biri haline getireceğini belirleme gücümüz vardır.
Bu sözden günlük yaşamımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, sizi öfkelendiren veya inciten bir durumla karşılaştığınızda hemen tepki vermek yerine kendinize kısa bir seçim alanı açmanızdır. Örneğin bir mesaj sizi kızdırdığında hemen cevap vermek yerine birkaç dakika bekleyin ve kendinize şu soruyu sorun: “Şu anda vereceğim tepki, olmak istediğim insanın tepkisi mi?” Ardından kontrolünüzde olan davranışı seçin. Bu, her şeyi kabullenmek veya haksızlık karşısında sessiz kalmak anlamına gelmez. Tam tersine, gerektiğinde daha bilinçli biçimde sınır koyabilmek anlamına gelir. Çünkü özgürlük, her şeye katlanmak değil; verdiğimiz tepkinin sorumluluğunu üstlenebilmektir.
Örneğin iş yerinde bir arkadaşınız emeğinizi küçümseyen bir söz söylemiş olsun. İlk anda öfkelenip aynı sertlikle karşılık verebilirsiniz. Böyle yaptığınızda onun davranışı sizin davranışınızı da belirlemiş olur. Oysa kısa bir süre durup sakinleşir, ardından “Bu şekilde konuşulmasını doğru bulmuyorum” diyerek sınırınızı açıkça ifade edebilirsiniz. Olay değişmemiştir; söylenen söz geri alınmamıştır. Fakat sizin o olay karşısındaki konumunuz değişmiştir. İşte Sartre’ın özgürlük anlayışının güçlü tarafı burada ortaya çıkar: Hayatın bize ne getireceği üzerinde her zaman söz sahibi olmayabiliriz; fakat ona nasıl karşılık vereceğimiz konusunda verdiğimiz karar, özgürlüğümüzün en güçlü ifadelerinden biridir.
Jean-Paul Sartre Kimdir?
Jean-Paul Sartre (1905-1980) Fransız filozof, yazar, oyun yazarı ve 20. yüzyılın en önemli varoluşçu düşünürlerinden biridir. Felsefesinin merkezinde özgürlük, seçim, sorumluluk, bilinç ve insanın kendi varoluşunu şekillendirmesi gibi kavramlar yer alır. Varlık ve Hiçlik adlı felsefi eseri ile Bulantı adlı romanı, düşüncesinin en önemli örnekleri arasında kabul edilir. Sartre, insanın hazır ve değişmez bir özle dünyaya gelmediğini; seçimleri ve eylemleriyle kendisini oluşturduğunu savunmuştur. 1964 yılında kendisine verilen Nobel Edebiyat Ödülü’nü kabul etmeyen Sartre, 15 Nisan 1980’de Paris’te hayatını kaybetmiştir.