“Fırtınanın gücü ne olursa olsun, eğer yağmura saygın varsa, seni bekleyen bir gökkuşağı mutlaka vardır.” Alfred Capus
Hayatımızda karşılaştığımız zorluklar bazen üzerimize ansızın çöken bir fırtına gibi hissedilebilir. Alfred Capus‘un bu sözü, zor zamanları yalnızca katlanılması gereken sıkıntılar olarak görmek yerine, onların taşıdığı anlamı ve bize kazandırabileceği deneyimleri fark etmemizi hatırlatır. Yağmur, doğanın hoşumuza gitmeyen yüzü olabilir; ancak toprağı besleyen, yaşamı canlandıran ve sonunda gökyüzünde bir gökkuşağının oluşmasına zemin hazırlayan da yine odur. Yaşamın her döneminin yalnızca güzel yanlarını değil, zorlayıcı taraflarını da kabul edebilmek, bizi daha dayanıklı ve olgun bir insan hâline getirir. Bazen bugün yaşadığımız sıkıntının nedenini hemen anlayamayız; fakat zaman geçtikçe o deneyimin bizi nereye taşıdığını görebiliriz.
Bu sözden günlük yaşamımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, zorlandığımız bir olay karşısında hemen “Neden benim başıma geldi?” diye sormak yerine “Bu deneyim bana ne öğretiyor?” sorusunu sormaktır. Elbette bu yaklaşım yaşadığımız sıkıntıyı inkâr etmek ya da her kötü olayın mutlaka iyi bir sonuç doğuracağını düşünmek anlamına gelmez. Aksine, yaşadığımız gerçeği olduğu gibi kabul ederken onun üzerimizde bırakacağı etkiyi seçebilmemiz anlamına gelir. Her zor günün sonunda birkaç dakika ayırıp o gün öğrendiğimiz bir şeyi, fark ettiğimiz bir yönümüzü veya geliştirmemiz gereken bir özelliğimizi not edebiliriz. Böylece fırtınayı yalnızca atlatmakla kalmaz, onun bizi güçlendirmesine de izin veririz.
Örneğin işinizi kaybettiğiniz zor bir dönem geçirdiğinizi düşünün. İlk günlerde belirsizlik ve endişe ağır basabilir. Fakat zaman içinde bu zorunlu değişim, yıllardır ertelediğiniz bir mesleki eğitime başlamanıza, yeni insanlarla tanışmanıza veya kendi işinizi kurmanız için cesaret toplamanıza vesile olabilir. Belki fırtınayı siz seçmediniz; ancak fırtınadan sonra nasıl bir insan olarak çıkacağınızı etkileyebilirsiniz. Hayatın yağmurunu sevmesek bile ondan öğrenmeyi seçebiliriz; çünkü bazen bizi bekleyen gökkuşağı, fırtınanın kendisinden değil, fırtınadan geçerken kazandığımız güçten doğar.
Alfred Capus Kimdir?
Alfred Capus (1858-1922) Fransız gazeteci, yazar ve oyun yazarıdır. Toulon’da doğan Capus, özellikle mizahi ve toplumsal gözlemleriyle öne çıkan yazıları, tiyatro eserleri ve gazetecilik çalışmalarıyla tanınmıştır. Döneminin Fransız basınında etkili olan yazar, insan davranışlarını ve toplum yaşamını çoğu zaman ince bir mizah anlayışıyla ele almıştır. Capus, 1914 yılında Académie Française üyeliğine seçilmiş ve yaşamının sonuna kadar edebiyat ve gazetecilik alanındaki çalışmalarını sürdürmüştür.