“Başarısının sırrını sorduklarında Woody Allen’in cevabı: Orada Ol!” Paul Arden

“Eğer üniversiteye gidecek notlara ya da paraya sahip değilsen derslere gir. Eğer kabul edilmediğin halde o işi istiyorsan, kapılarında yat. Bütün derslere git, ayak işlerini yap, bir işe yara. İnsanlar seni tanısın. Sonunda seni kabul edecekler; çünkü sen o grubun bir parçasısın. Kararlılığın için sana saygı duymakla kalmayıp bunun için seni sevecekler. Zaman alacak, belki bir yıl; ama içeride olacaksın, dışarıda değil.” Paul Arden

Woody Allen’a başarısının sırrı sorulduğunda verdiği söylenen “Orada ol!” cevabı, Paul Arden’in sözleriyle birlikte düşünüldüğünde başarıya dair oldukça gerçekçi bir gerçeği ortaya koyuyor: Fırsatlar çoğu zaman uzaktan bekleyenlere değil, fırsatın bulunduğu yerde ısrarla var olanlara görünür. Bir üniversiteye girmek, istediğimiz bir işe kabul edilmek ya da hayalini kurduğumuz bir çevrenin parçası olmak her zaman ilk denemede gerçekleşmeyebilir. Ancak Paul Arden’in vurguladığı gibi, reddedilmek dışarıda kalmak için bir neden değil, içeride olmanın başka bir yolunu aramak için bir davettir. İnsanların bizi tanıması, ne istediğimizi görmesi ve kararlılığımıza tanık olması zaman alabilir. Başarı bazen en yetenekli olduğumuz için değil, yeterince uzun süre orada kaldığımız için bize yaklaşır.

Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz en pratik öneri şudur: İstediğimiz şeyin bulunduğu ortama düzenli olarak dahil olalım. Bir iş istiyorsak yalnızca ilanlara başvurmakla yetinmeyelim; o sektörün etkinliklerine katılalım, insanlarla tanışalım, üretelim, öğrenelim ve mümkün olduğunca katkı sağlayalım. Yeni bir alanda gelişmek istiyorsak o alanla ilgili topluluklara, eğitimlere veya çalışmalara dahil olalım. Buradaki amaç kendimizi zorla kabul ettirmek değil; görünür olmak, değer üretmek ve süreklilik göstermek olmalı. Çünkü insanlar bizi bir kez gördüğünde yalnızca tanımış olur; tekrar tekrar gördüğünde ise bizi hatırlamaya başlar. Kararlılığımızı davranışlarımızla gösterdiğimizde, bugün kapalı görünen bazı kapıların yarın kendiliğinden aralanabildiğini görebiliriz.

Örneğin çalışmak istediğimiz bir şirkete başvurduğumuzu ve ilk başvuruda olumsuz yanıt aldığımızı düşünelim. Birçok kişi bunu hikâyenin sonu olarak görüp başka yerlere yönelir. Oysa biz şirketin düzenlediği açık etkinliklere katılabilir, sektörel gelişmeleri takip edebilir, kendi alanımızda üretmeye devam edebilir ve zaman içinde o çevrede tanınan biri haline gelebiliriz. Bir süre sonra bizi yalnızca özgeçmişimizle değil, kim olduğumuz ve neler yapabildiğimizle değerlendirmeye başlayabilirler. Elbette her kapının sonsuza kadar önünde beklemek doğru değildir; ancak gerçekten istediğimiz bir hedef söz konusuysa, ilk reddedilişte geri çekilmek de zorunda değiliz. Bazen başarının kapısını açan şey, o kapının önünde beklemek değil; içeri girebileceğimiz doğru yolu bulana kadar orada kalmaktır.


Paul Arden Kimdir?

Paul Arden (1940-2008) İngiliz reklamcılık dünyasının önemli yaratıcı isimlerinden, yazar ve yaratıcı düşünce uzmanıdır. Kariyerinin önemli bölümünde reklam sektöründe çalışan Arden, özellikle yaratıcı fikirleri, sıra dışı bakış açısı ve geleneksel düşünce kalıplarını sorgulayan yaklaşımıyla tanınmıştır. Başarı, yaratıcılık, risk almak, başarısızlık ve kişisel gelişim üzerine yazdığı kitapları geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Whatever You Think, Think the Opposite ve It’s Not How Good You Are, It’s How Good You Want to Be adlı eserleri, insanların yeteneklerinden önce bakış açılarını ve eylemlerini değiştirmeleri gerektiği fikrini öne çıkarır. Arden’in yaklaşımında başarı, yalnızca doğru fırsatı bulmak değil, fırsat ortaya çıktığında hazır olacak kadar üretmek, denemek ve oyunun içinde kalmakla ilgilidir.


instagram.com/e_motivasyon

e-motivasyon.net

“Enerji, işin %75’idir. Enerjin yoksa, kibar ol!” Paul Arden

En İyi Başarı Özdeyişleri ve Özlü Sözleri

En İyi Çalışkanlık Özdeyişleri

Başarı Özlü Sözleri

Yorum yapın