“Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık. Fakat neyi anlatabilirdim, kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.” Ahmet Hamdi Tanpınar
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın zamansız eseri Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde geçen “Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.” sözü, kalabalıklar içinde büyüleyen ama aynı zamanda derin bir yalnızlık barındıran insan ruhunu fısıldar bize. Edebiyatımızın bu kıymetli incisi, aslında fiziksel olarak yan yana olmanın ruhsal bir bağ kurmaya yetmediğini, kelimelerin bazen içimizdeki dertleri aktarmakta ne kadar çaresiz kaldığını betimler. Gökyüzündeki yıldızlar ışıklarıyla birbirine zahmetsizce ulaşırken, bizler gururumuz, korkularımız ve ön yargılarımız yüzünden kendi iç dünyamıza hapis kalırız. İletişim kurma arzumuz ne kadar büyükse, anlaşılamama ve yalnızlık korkumuz da bir o kadar derindir; işte tam da bu yüzden insan insana çoğunlukla sessiz birer yabancı gibi kalır.
Bu derin yalnızlık çemberini kırmak ve edebiyat dehamızın işaret ettiği o aşılmaz mesafeleri bir nebze olsun azaltmak bizim elimizde. Bu sözden ilham alarak günlük hayatımızda uygulayabileceğimiz en pratik öneri, karşımızdaki kişiyi sadece sıramızın bize gelmesini beklemek için değil, aktif ve derinlemesine dinlemek için sessizleşmektir. Bir dahaki sefere sevdiğiniz bir insan içini dökerken, zihninizdeki tüm yanıtları, yargıları ve tavsiyeleri bir kenara bırakın. Ona sadece zihninizle değil, tüm kalbinizle odaklanarak “Seni sadece duymuyorum, seni gerçekten anlamak için buradayım” mesajını hissettirin; çünkü gerçek bir iletişim ancak bu saf dikkatle başlar.
Günlük yaşamın koşturmacasında çoğumuz bir kafede oturan iki yakın arkadaşın, birbirlerinin yüzüne bakmak yerine telefon ekranlarında kaybolduğunu ya da en derin acılarını paylaşırken bile sadece “Geçer, takma kafana” gibi geçiştirici cümlelerle karşılaştığını görürüz. Oysa akşam eve döndüğümüzde bir dostumuzun gözlerinin içine bakarak, kelimelerin arkasındaki o kırılganlığı yakaladığımız an, aramızdaki o görünmez duvarların yıkıldığını hissederiz. Hayatın koşturmacasında birbirimizi gerçekten işitmeye zaman ayırdığımızda, Tanpınar’ın bahsettiği o kozmik yalnızlığı kırabilir ve gökyüzündeki yıldızlar gibi parlayarak birbirimizin ruhuna dokunabiliriz; unutmayalım ki insanın insanla gerçekten konuşabildiği ve kalpten kalbe köprüler kurabildiği samimi bir dünya, hepimizin ortak çabasıyla mümkündür.
Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir?
Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962) Türk romancı, şair, deneme yazarı, edebiyat tarihçisi ve akademisyendir. Doğu ve Batı kültür dairesi arasında sıkışan modern Türk insanının kimlik krizlerini, zaman kavramını, rüyaları ve estetik değerleri eserlerinin merkezine almıştır. Şiirsel dili ve derin psikolojik tahlilleriyle modern Türk edebiyatının kurucu köşe taşlarından biri olan yazar, Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi şaheserleriyle insan ruhunun ve toplumsal değişimin röntgenini çekmiştir.