“Sınırda yaşamıyorsanız, fazla yer işgal ediyorsunuz demektir.” Anonim
Bu sözün merkezinde konfor alanının sınırlarına yaklaşmak, kendimizi zorlayacak deneyimlere açık olmak ve hayatı yalnızca güvenli bölgede geçirmekle yetinmemek düşüncesi var. Anonim olarak ifade edilen bu söz, bizi alıştığımız hayatın sınırlarını sorgulamaya çağırıyor. Buradaki “sınır”, tehlikenin kıyısında yaşamak değil; konfor alanımızın bittiği, gelişimin başladığı yere yaklaşmak anlamında düşünülebilir. Her gün aynı şeyleri yapıyor, aynı düşünceleri tekrar ediyor ve yalnızca kendimizi güvende hissettiğimiz seçimleri yapıyorsak, zamanla potansiyelimizin önemli bir bölümünü kullanmadan yaşayabiliriz. Oysa yeni bir şey öğrenmek, alışılmadık bir karar vermek, bir korkumuzun üzerine gitmek veya başkalarının beklentilerinden bağımsız bir seçim yapmak, bize kendimizi yeniden tanıma fırsatı verir. Gerçek gelişim çoğu zaman rahat olduğumuz yerde değil, biraz zorlandığımız yerde gerçekleşir. Elbette sınırları zorlamak düşüncesizce risk almak değildir; neyin bizim için anlamlı bir meydan okuma olduğunu bilerek hayatımıza hareket katabilmektir.
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, her hafta konfor alanımızın biraz dışına çıkacağımız tek bir davranış seçmektir. Uzun zamandır yapmak istediğimiz ama çekindiğimiz bir şeyi düşünelim ve onun en küçük uygulanabilir halini belirleyelim. Yeni insanlarla tanışmaksa bir etkinliğe katılabilir, bir konuda konuşmaktan korkuyorsak küçük bir topluluk önünde söz alabilir, yeni bir beceri öğrenmek istiyorsak ilk derse başlayabiliriz. Buradaki amaç bir anda bambaşka biri olmak değil; kendimize ait sınırları yavaş yavaş genişletmektir. Bunu düzenli yaptığımızda, “Ben bunu yapamam.” dediğimiz pek çok şeyin aslında yalnızca henüz denemediğimiz şeyler olduğunu fark edebiliriz.
Günlük yaşamda bunun güzel bir örneğini, yıllardır kendi işini kurmayı isteyen ancak sürekli “Bir gün başlarım.” diyerek erteleyen bir kişi üzerinden düşünebiliriz. Önce fikrini çevresindeki insanlarla paylaşmak bile onun için büyük bir adım olabilir. Ardından küçük bir araştırma yapabilir, ilk müşterisini bulmak için deneme yapabilir ve zaman içinde bu düşünceyi gerçek bir girişime dönüştürebilir. Belki bütün denemeleri başarılı olmayacaktır; fakat her adımda kendi sınırlarını ve kapasitesini biraz daha iyi tanıyacaktır. Hayatın amacı sürekli diken üstünde yaşamak değildir. Ama hiç zorlanmadan, hiç değişmeden ve hiç bilinmeyene yaklaşmadan geçen bir hayatın da bize sunabileceği keşifler sınırlı kalabilir. Bazen daha fazla yer kaplamamız değil, hayatın bize sunduğu alanın biraz daha ötesine cesaretle adım atmamız gerekir.
“Eğer maceranın tehlikeli olduğunu düşünüyorsan, rutini dene; ölümcüldür.” Paulo Coelho
“Yaşamındaki sınırlar yalnızca senin belirlediklerindir.” Epiktetos