“Aklımıza gelenler, aklımızda kalanlar ve aklımızdan geçenler değil midir hayat?” Tayfun Topaloğlu

“Aklımıza gelenler, aklımızda kalanlar ve aklımızdan geçenler değil midir hayat?” Tayfun Topaloğlu

Tayfun Topaloğlu’nun bu sözü, hayatı yalnızca dışarıda olup bitenlerden ibaret görmeyen, insanın zihinsel dünyasını da yaşamın önemli bir parçası olarak kabul eden bir bakış açısını ortaya koyuyor. Gün boyunca yüzlerce düşünce aklımıza gelir; bazıları birkaç saniye sonra kaybolur, bazıları ise zihnimizde yer ederek duygularımıza ve davranışlarımıza yön vermeye başlar. Bir söz, bir bakış, yıllar önce yaşadığımız bir olay ya da geleceğe ilişkin bir hayal, bugün nasıl hissettiğimizi değiştirebilir. Bu nedenle hayatımız, yalnızca başımızdan geçenlerden değil, başımızdan geçenlerin zihnimizde nasıl bir iz bıraktığından da oluşur. Aklımıza gelen düşünceler her zaman bizim seçimimiz olmayabilir; fakat hangilerine tutunacağımız, hangilerini besleyeceğimiz ve hangilerini bırakacağımız konusunda giderek daha fazla söz sahibi olabiliriz.

Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, günün sonunda zihnimizde en çok yer eden üç düşünceyi fark edip not etmektir. Bunların olumlu ya da olumsuz olması önemli değil; önce yalnızca onları görelim. Ardından kendimize şu soruyu soralım: “Bu düşünce benim hayatımı nasıl etkiliyor?” Örneğin gün boyunca sürekli bir kaygıyı düşünmüşsek, bunun enerjimizi nasıl tükettiğini fark edebiliriz. Güzel bir sohbeti hatırlıyorsak, o anın bize neden iyi geldiğini anlayabiliriz. Bu küçük farkındalık çalışması, zihnimizde nelerin çoğaldığını görmemize yardımcı olur. Çünkü fark etmediğimiz düşünceler bizi sessizce yönlendirebilir; fark ettiğimiz düşünceler ise üzerinde çalışabileceğimiz bir alana dönüşür.

Günlük yaşamda bunun basit bir örneğini düşünelim. Sabah işe giderken yöneticimizden duyduğumuz küçük bir eleştiri bütün gün aklımızda kalabilir. Gün boyunca o cümleyi tekrar tekrar düşünür, kendimizi yetersiz hisseder ve akşam eve geldiğimizde bile zihnimizi işten koparamayabiliriz. Oysa aynı eleştiriyi bir geri bildirim olarak değerlendirip, içinden geliştirebileceğimiz bir noktayı aldıktan sonra geride bırakmayı seçebiliriz. Böylece aynı olayın hayatımızdaki yeri değişmiş olur. Hayatımızı yalnızca yaşadığımız anlar değil, o anların zihnimizde kapladığı yer de şekillendirir. Aklımıza gelen her şeyi seçemeyebiliriz; ama aklımızda neyi yaşatacağımızı seçerek kendi hayatımızın iç dünyasını yeniden kurabiliriz.


Tayfun Topaloğlu Kimdir?

Tayfun Topaloğlu (1981 – ), motivasyon bilimci (PhD) ve yazardır. Yaşamını motivasyon bilimi ve sanatına adayan Topaloğlu, 2009 yılında Türkiye’nin Motivasyon Adresi e-motivasyon.net’i yayın hayatına kazandırmıştır. Motivasyon, kişisel gelişim ve insan potansiyeli üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarıyla öne çıkan Topaloğlu; Dalgaları Aşmak, Düş Peşine (e-kitap) ve Motivasyon Dâhisi kitaplarının yazarıdır. Bireylere ve kurumlara yönelik motivasyon eğitimleri düzenleyen ve Türkiye’de öncülüğünü yaptığı Motivasyon Koçluğu hizmetine devam eden Tayfun Topaloğlu, insan motivasyonuna dair özgün içerikleri, yazıları, koçluk ve eğitim çalışmalarıyla bu alandaki gelişime yön vermeyi sürdürmektedir.


“Her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin.” Tayfun Topaloğlu

“Başarının ipucu: İpin ucunu bırakma!” Tayfun Topaloğlu

E-Motivasyon | Motivasyon Adresiniz

Yorum yapın