“Orada duruyor, birinin bir şeyler yapmasını bekliyordum; ama sonunda beklediğim kişinin kendim olduğunu anlamıştım.” Markus Zusak

“Orada duruyor, birinin bir şeyler yapmasını bekliyordum; ama sonunda beklediğim kişinin kendim olduğunu anlamıştım.” Markus Zusak

Markus Zusak’ın bu sözü, hayatımızdaki değişimin ve dönüşümün sorumluluğunu başkasına bırakma eğilimimizi çarpıcı bir biçimde anlatır. Bazen bir fırsatın gelmesini, birinin bizi fark etmesini, desteklemesini ya da hayatımızdaki bir sorunu çözmesini bekleriz. Oysa uzun süre bekledikten sonra fark ederiz ki bizi harekete geçirecek kişi dışarıda değil, aynaya baktığımızda gördüğümüz kişidir. Başlamak için mükemmel koşullara, başkasının onayına veya doğru zamanı beklemeye ihtiyacımız olmayabilir. Çoğu zaman ihtiyacımız olan tek şey, kendi hayatımızın sorumluluğunu üstlenmeye karar vermektir.

Bu sözden günlük yaşam için çıkarabileceğimiz en güçlü önerilerden biri, beklediğimiz kişiyi kendimiz olmaya adayarak küçük bir adım atmaktır. Uzun zamandır ertelediğiniz bir iş, vermek istediğiniz bir karar veya gerçekleştirmek istediğiniz bir hedef varsa kendinize şu soruyu sorun: “Bunu benim yerime kimin yapmasını bekliyorum?” Ardından cevabınızı değiştirecek ikinci soruyu sorun: “Peki, bugün bunun için ben ne yapabilirim?” Büyük değişimler çoğu zaman büyük kararlarla değil, ertelenen bir telefon, gönderilen bir e-posta, atılan ilk adım veya verilen küçük bir sözle başlar. Önemli olan harekete geçmek; çünkü hareket, belirsizliği azaltır ve bize kendi gücümüzü yeniden hatırlatır.

Örneğin iş hayatında yıllardır hak ettiğini düşündüğü konuma gelemeyen birini düşünelim. Sürekli yöneticisinin onu fark etmesini, bir fırsat çıkmasını ya da bir başkasının önünü açmasını bekliyor olabilir. Bir gün bu bekleyişin kendisini hiçbir yere götürmediğini fark edip sorumluluğu eline aldığında işler değişmeye başlar: Eksiklerini belirler, kendini geliştirir, yöneticisiyle konuşur ve yeni fırsatların peşine düşer. Belki istediği sonuca hemen ulaşamaz; fakat artık bekleyen kişi değildir. Çünkü bazen hayatımızı değiştirecek kişinin gelmesini beklerken, aslında o kişinin biz olduğumuzu fark etmemiz gerekir. Mark­us Zusak’ın sözü, bize değişimin kapısının dışarıdan açılmasını beklemek yerine kendi elimizi o kapının koluna uzatmayı hatırlatıyor.


Markus Zusak Kimdir?

Markus Zusak (1975-) Avustralyalı yazar ve romancıdır. 1975 yılında Avustralya’nın Sidney kentinde doğan Zusak, özellikle Kitap Hırsızı (The Book Thief) adlı romanıyla dünya çapında tanınmıştır. Eserlerinde savaş, insanlık, ölüm, umut ve bireyin yaşam karşısındaki duruşu gibi güçlü temaları işleyen yazar, genç yetişkin ve çağdaş edebiyatın dikkat çeken isimlerinden biri olmuştur.


“Bir şeyler için, kafanız attığı zaman değil, kalbiniz attığı zaman harekete geçin.” Tayfun Topaloğlu

En İyi Motivasyon Özdeyişleri ve Özlü Sözleri

“İstediğiniz her şey aynı zamanda sizi istiyor. Ama onu elde etmek için harekete geçmeniz gerekir.” Jack Canfield

“Başarı, hareket halinde olmakla bağlantılıdır. Başarılı insanlar hareket halinde olmaya devam ediyorlar. Hatalar yapıyorlar; ama vazgeçmiyorlar.” Conrad Hilton

Eyleme Geçmek Üzerine Özlü Sözler

e-motivasyon.net

Yorum yapın