Zihninizi, her şeyin içindeki iyiyi görmek için eğitin!
Bu sözün merkezinde, olayları değiştiremesek bile onlara nasıl baktığımızı değiştirebileceğimiz düşüncesi var. Her şeyin içindeki iyiyi görebilmek, yaşamı nasıl gördüğümüzün çoğu zaman yaşadıklarımız kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Aynı olay, iki farklı insanın zihninde bambaşka anlamlar taşıyabilir. Birimiz yalnızca kaybı görürken, diğerimiz o deneyimin içinde yeni bir başlangıç ihtimalini fark edebilir. İyiyi görmek, kötüyü yok saymak değildir; iyinin de orada olduğunu fark edebilmektir. Hayatta elbette hayal kırıklıkları, haksızlıklar ve zor günler olacaktır. Ancak zihnimiz sürekli olarak eksiklere ve olumsuzluklara odaklandığında, sahip olduğumuz güzellikleri görme becerimiz de zayıflayabilir. Buna karşılık olumlu olanı fark etmeyi bir alışkanlığa dönüştürdüğümüzde, olayların değil, olaylara yüklediğimiz anlamların hayatımız üzerindeki etkisini daha iyi yönetebiliriz.
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz tek ve pratik öneri, her akşam yaşadığımız bir olayın içindeki tek bir iyi tarafı yazmaktır. Günümüz kötü geçmiş olsa bile bunu yapmaya çalışalım. Canımızı sıkan bir görüşmenin bize ne öğrettiğini, geciken bir işin hangi eksikliğimizi gösterdiğini veya sıradan görünen bir günün içinde bizi gülümseten hangi anın bulunduğunu düşünelim. Birkaç cümleyle not almak yeterlidir. Zaman içinde zihnimiz otomatik olarak yalnızca sorunları taramak yerine çözümü, fırsatı, öğrenmeyi ve güzelliği de aramaya başlayacaktır. Çünkü olumlu bakış açısı her zaman kendiliğinden ortaya çıkmaz; tıpkı bir kas gibi, düzenli kullanıldığında güçlenir.
Günlük yaşamda bunun basit bir örneğini, planladığımız bir gezinin yağmur nedeniyle iptal olduğunu düşünerek görebiliriz. İlk anda yalnızca hayal kırıklığını yaşayabiliriz. Ancak günü başka türlü değerlendirmeyi seçtiğimizde, uzun zamandır konuşmadığımız bir arkadaşımızla buluşabilir, evde dinlenebilir veya okumayı ertelediğimiz kitabın başına geçebiliriz. Yağmur değişmemiştir; değişen bizim ona baktığımız yerdir. Hayatın her anı istediğimiz gibi olmayabilir; fakat pek çok anın içinde bizim fark etmeyi bekleyen küçük bir iyilik bulunabilir. Zihnimizi iyiyi görmeye eğittiğimizde, hayat bir anda değişmese bile hayatı algılama biçimimiz değişir; bazen en büyük dönüşüm de tam burada başlar.
“Zihnini boşalt. Su gibi formsuz, şekilsiz ol… Su gibi ol dostum.” Bruce Lee