“Kelebekleri kovalayarak vaktinizi boşa harcamayın. Bahçenizi düzeltin, kelebekler gelecektir.” Mario Quintana
“Kelebekleri kovalayarak vaktinizi boşa harcamayın. Bahçenizi düzeltin, kelebekler gelecektir.” Mário Quintana’nın bu sözü, hayatımızda istediğimiz şeylerin peşinden sürekli koşmak yerine önce kendi yaşam alanımızı ve kendimizi geliştirmemiz gerektiğini anlatıyor. Bazen mutluluğu, başarıyı, sevgiyi, parayı veya iyi bir ilişkiyi dışarıda ararken bütün enerjimizi “Nerede bulacağım?” sorusuna harcarız. Oysa asıl mesele, bizi istediğimiz hayata hazırlayan bir zemin oluşturup oluşturmadığımızdır. Bahçe; düşüncelerimiz, alışkanlıklarımız, ilişkilerimiz, becerilerimiz ve yaşam biçimimizdir. Bahçemiz bakımsızsa gelen fırsatları da sağlıklı biçimde karşılayamayabiliriz. Kendimize yatırım yaptığımızda, yaşamımızı düzenlediğimizde, ne istediğimizi netleştirdiğimizde ve değer ürettiğimizde ise bazı fırsatların bizim için daha görünür ve ulaşılabilir hale geldiğini görürüz. Bu nedenle bazen daha çok kovalamak değil, daha iyi bir hayatı karşılayabilecek hale gelmek gerekir.
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, ulaşmak istediğimiz bir şey için önce kendi “bahçemizde” düzenleyeceğimiz tek alanı seçmektir. Daha iyi bir iş istiyorsak özgeçmişimizi güncellemek ve yeni bir beceri öğrenmek, daha sağlıklı olmak istiyorsak günlük hareket düzenimizi oluşturmak, daha güçlü ilişkiler kurmak istiyorsak iletişim biçimimizi gözden geçirmek gibi somut bir alan belirleyebiliriz. Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak yerine yalnızca bir alanı iyileştirelim ve bunu düzenli hale getirelim. Çünkü bazen beklediğimiz fırsatın gelmemesinden yakınırken, o fırsat geldiğinde onu değerlendirecek hazırlığı yapıp yapmadığımızı unutuyoruz. Bahçeyi güzelleştirmek, dışarıdan gelecek her şeyi kontrol etmek değildir; bizim kontrolümüzde olan kısmı özenle hazırlamaktır.
Günlük yaşamda bunun güzel bir örneğini, uzun zamandır daha iyi bir işe geçmek isteyen bir insan üzerinden düşünebiliriz. Sürekli ilanlara bakıyor, başvurular yapıyor ve bir türlü istediği sonucu alamıyorsa, bütün enerjisini dışarıdaki fırsatları kovalamaya ayırıyor olabilir. Bir süre durup kendi “bahçesine” baktığında ise mesleki bilgisinin güncellenmeye ihtiyacı olduğunu, özgeçmişinin kendisini yeterince anlatmadığını veya yeni insanlarla bağlantı kurmadığını fark edebilir. Bunları adım adım geliştirdiğinde yalnızca daha hazırlıklı hale gelmez; hangi fırsatın kendisi için gerçekten uygun olduğunu ayırt etme becerisi de gelişir. Hayat bize her istediğimizi kendiliğinden getirmeyebilir, fakat kendimizi geliştirmek elimizde olan güçlü bir başlangıçtır. Bazen aradığımız kelebeğin peşinden daha hızlı koşmamız değil, onun konabileceği kadar güzel bir bahçe kurmamız gerekir.
Mário Quintana Kimdir?
Mário Quintana (1906-1994) Brezilyalı şair, yazar, gazeteci ve çevirmendir. Brezilya edebiyatında özellikle gündelik hayatın küçük ayrıntılarını, insan ilişkilerini ve yaşamın ince çelişkilerini sade ama düşündürücü bir şiir diliyle anlatmasıyla tanınır. Şiirlerinin yanı sıra düzyazı ve çocuk edebiyatı alanlarında da eser veren Quintana, uzun yıllar gazetecilik yapmış ve aynı zamanda dünya edebiyatından pek çok eseri Portekizceye kazandırmıştır. İlk şiir kitabını 1940 yılında yayımlayan sanatçı, zaman içinde kendine özgü kısa, yoğun ve yer yer mizahi anlatımıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Eserlerinde büyük hayat derslerini çoğu zaman gündelik bir görüntü, küçük bir ayrıntı veya beklenmedik bir benzetmenin içinden çıkarması, onun şiirini ayırt eden özelliklerden biridir. Hayatı boyunca edebiyatın farklı alanlarında üretmeyi sürdüren Quintana, özellikle Brezilya şiirindeki özgün yeri ve sade görünen ifadelerin içine yerleştirdiği derinlik sayesinde kalıcı bir edebî miras bırakmıştır.
