“Kendini bildiğin gün, gerçek bayramdır.” Şems-i Tebrizi

İnsan çoğu zaman mutluluğu dışarıda; sahip olduklarında, başarılarında ya da başkalarının takdirinde arar. Oysa Şems-i Tebrizi‘nin “Kendini bildiğin gün, gerçek bayramdır.” sözü, gerçek huzurun ve sevincin insanın kendi iç dünyasını tanımasıyla başladığını anlatır. Kendini bilmek; güçlü yönlerimizi, eksiklerimizi, korkularımızı ve değerlerimizi dürüstçe görebilmektir. Bu farkındalık, bizi başkalarıyla kıyaslama alışkanlığından uzaklaştırırken, kendi yaşamımızı daha bilinçli şekillendirmemizi sağlar. İnsan kendisiyle barıştığında, dış koşullar değişmese bile iç dünyasında gerçek bir bayram havası oluşur. Bu nedenle öz farkındalık, hem kişisel gelişimin hem de kalıcı mutluluğun en sağlam temellerinden biridir.
Bu sözü günlük yaşamımıza taşımak için uygulayabileceğimiz etkili bir yöntem, her günün sonunda kendimize şu soruyu sormaktır: “Bugün davranışlarım gerçekten beni mi yansıttı, yoksa başkalarının beklentilerine göre mi hareket ettim?” Bu kısa öz değerlendirme, kendi değerlerimizi daha iyi tanımamıza yardımcı olur. Zamanla hangi davranışlarımızın bize ait olduğunu, hangilerinin yalnızca çevrenin etkisiyle ortaya çıktığını daha net görmeye başlarız. Kendimizi tanımaya ayırdığımız birkaç dakika bile, yaşamımızın yönünü değiştirebilecek güçlü bir farkındalık oluşturabilir.
Örneğin bir iş toplantısında herkes aynı görüşü savunurken siz farklı düşündüğünüz hâlde sessiz kalmış olabilirsiniz. Eve döndüğünüzde bunun nedenini sorguladığınızda, belki de eleştirilme korkusunun sizi yönettiğini fark edersiniz. İşte bu farkındalık, bir sonraki benzer durumda daha cesur davranmanızın kapısını aralar. Kendini bilmek, kusursuz olmak değil; kendini dürüstçe tanımak ve gelişmeye açık olmaktır. Gerçek bayram, takvimde yazan özel günler değil; insanın kendi özünü keşfettiği, kendisiyle barıştığı ve yaşamını bilinçle yönlendirmeye başladığı gündür.
Şems-i Tebrizi Kimdir?
Şems-i Tebrizi (1185-1248?) İranlı mutasavvıf, düşünür ve tasavvuf öğretmenidir. Asıl adı Muhammed bin Ali bin Melikdâd olan Şems, özellikle Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ile kurduğu derin manevi bağ sayesinde tasavvuf tarihinin en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilir. Onun sohbetleri ve öğretileri, Mevlânâ’nın düşünce dünyasında büyük bir dönüşüm yaratmış; bu etkileşim, dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Mesnevi‘nin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Şems-i Tebrizi, insanın hakikati önce kendi içinde araması gerektiğini savunan, sevgi, öz farkındalık ve manevi olgunluk üzerine derin görüşleriyle yüzyıllardır insanlara ilham vermeyi sürdüren önemli bir düşünürdür.
“İlim, ilim bilmektir, İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır.” Yunus Emre