“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla!” Füruğ Ferruhzad
Füruğ Ferruhzad’ın bu sözü, hayatın bize bıraktığı güzellikleri yalnızca onların sona ermesi üzerinden değerlendirmememizi söylüyor. Çünkü insanın hayatında bazı şeyler vardır; bir insan, bir aşk, bir dostluk, bir dönem ya da bir hayal… Hepsi bir gün değişebilir, uzaklaşabilir veya sona erebilir. Böyle zamanlarda gözümüzü çoğu kez kaybettiğimiz şeye dikeriz ve onun hayatımızdaki bütün değerini yalnızca sonuyla ölçeriz. Oysa yaşanan bir şeyin bitmesi, yaşanmış olmasını ortadan kaldırmaz. Bir kuşun artık gökyüzünde olmayışı, bir zamanlar kanat çırpmış olduğu gerçeğini değiştirmez. Belki de hayatın bize öğrettiği önemli derslerden biri budur: Her güzel şey sonsuza kadar sürmek zorunda değildir ki değerli olsun. Bazen bir deneyimin gerçek zenginliği, ne kadar sürdüğünde değil, bizde bıraktığı izdedir.
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, sona eren güzel bir şeyin ardından yalnızca kaybı değil, bize bıraktığı güzelliği de hatırlamaktır. Bir ilişki bittiyse yaşadığımız güzel anları, bir işten ayrıldıysak orada kazandığımız deneyimleri, bir dostluğu kaybettiysek o dostluğun bize kattığı değerleri düşünelim. Bunun için küçük bir deftere “Bende ne bıraktı?” başlığı açıp aklımıza gelen birkaç şeyi yazabiliriz. Bu çalışma geçmişe takılıp kalmak için değil, geçmişi yalnızca bir kayıp olarak hatırlamamak için yapılmalı. Çünkü bazı insanların hayatımızdaki görevi sonsuza kadar bizimle kalmak değil, hayatımızın belirli bir dönemine dokunmak olabilir. Onların bıraktığı izleri fark ettiğimizde, sona eren şeyin ardından yalnızca boşluğa değil, elimizde kalan değerlere de bakabiliriz.
Günlük yaşamda bunun basit bir örneğini, yıllar önce yaşanmış önemli bir dostluğun sona ermesi üzerinden düşünebiliriz. Aradan zaman geçmiş olsa bile bir şarkı, bir sokak ya da eski bir fotoğraf o günleri yeniden hatırlatabilir. İlk akla gelen şey artık hayatımızda olmayan o kişi olabilir ve içimizi bir hüzün kaplayabilir. Fakat biraz daha baktığımızda, o dostluk sayesinde öğrendiğimiz bir şeyi, birlikte yaşadığımız güzel bir anı veya bugün hâlâ taşıdığımız bir özelliği fark edebiliriz. Böylece geçmiş yalnızca “artık yok” dediğimiz bir yer olmaktan çıkar; “bir zamanlar vardı ve bana bir şey kattı” diyebildiğimiz bir hatıraya dönüşür. Hayatımızdan geçen her şey kalıcı olmak zorunda değildir; bazı şeylerin değeri, bize eşlik ettiği zamanın içinde saklıdır. Kuşun ölümünü değiştiremeyiz; fakat onun gökyüzünde bıraktığı uçuşu hatırlayarak, kaybın içinden bile hayatımıza kalan güzelliği görebiliriz.
Füruğ Ferruhzad Kimdir?
Füruğ Ferruhzad (1934-1967) İran edebiyatının modernleşme sürecinde kendine özgü bir ses oluşturan şair, yazar ve sinemacıdır. Şiirlerinde özellikle aşk, özgürlük, yalnızlık, kadınlık deneyimi, bireysellik ve yeniden doğuş gibi temaları işleyen Ferruhzad, kendi döneminin geleneksel edebiyat anlayışının dışına çıkan cesur anlatımıyla dikkat çekmiştir. Tutsak, Duvar, İsyan ve Yeniden Doğuş adlı şiir kitapları, onun edebî yolculuğundaki değişimi ve giderek belirginleşen özgün sesini yansıtır. Şiirin yanı sıra sinemaya yönelen Ferruhzad, cüzzamlı insanların yaşamını konu alan “Ev Siyahtır” adlı belgeseliyle de önemli bir eser ortaya koymuştur. Çok kısa süren yaşamına rağmen şiirlerinde bireyin iç dünyasını güçlü biçimde görünür kılan Ferruhzad, özellikle İranlı kadın şairler için önemli bir edebî referans haline gelmiştir.