“Kendi ışığına göre yaşa. İçinde ışığını bul ve hiçbir korku olmadan, ona göre yaşa!” Osho
Osho’nun bu sözü, hayatımızın yönünü belirlerken dışarıdan gelen seslerle kendi içimizde duyduğumuz sesi birbirinden ayırmamız gerektiğini hatırlatıyor. Büyürken bize ne yapmamız, nasıl görünmemiz, neyi istememiz ve nasıl bir hayat kurmamız gerektiğini söyleyen pek çok sesle karşılaşırız. Ailenin beklentileri, toplumun kabulleri, başkalarının başarı ölçüleri ve çevremizden aldığımız yorumlar zamanla kendi isteklerimizin üzerine çıkabilir. Oysa kendi ışığımız; bizi canlı hissettiren değerlerimiz, meraklarımız, yeteneklerimiz ve içtenlikle önem verdiğimiz şeylerdir. Onu bulmak, herkesten farklı olmak zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Asıl mesele, başkalarını memnun etmek için yaşarken kendimizi ne kadar geride bıraktığımızı fark edebilmektir. Kendi ışığına göre yaşamak, kusursuz bir hayat kurmak değil; hayatımızla iç dünyamız arasında daha dürüst bir bağ kurmaktır.
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, önemli bir kararın öncesinde “Ben gerçekten ne istiyorum?” sorusunu dış etkilere kapılmadan cevaplamaktır. Bunun için sessiz bir ortamda birkaç dakika ayıralım ve vereceğimiz kararı kimsenin yorum yapmadığı bir dünyada verecek olsaydık neyi seçeceğimizi düşünelim. Ardından kararımızı başkalarının beklentileriyle değil, kendi değerlerimiz ve önceliklerimizle yeniden değerlendirelim. Bu bir iş seçimi, bir ilişki, yaşam biçimi veya kendimize ayıracağımız zaman olabilir. Elbette çevremizden fikir alabiliriz; fakat son sözü sürekli başkalarına bırakmak, kendi hayatımızın direksiyonunu fark etmeden başkasına vermek anlamına gelebilir. Kendi ışığımızı bulmanın ilk adımı, onun üzerindeki gürültüyü biraz azaltmaktır.
Günlük yaşamda bunun basit bir örneğini, yaptığı işten memnun olmayan ama çevresinin beklentileri nedeniyle değişimden çekinen bir insan üzerinden düşünebiliriz. Etrafındaki herkes mevcut işinin “güvenli” olduğunu söyleyebilir; o ise uzun zamandır başka bir alana ilgi duyuyor olabilir. Bir gecede bütün hayatını değiştirmesi gerekmeyebilir. Önce bu alandaki ilgisini araştırabilir, eğitim alabilir, küçük bir çalışma deneyebilir ve gerçekten ne istediğini daha iyi anlayabilir. Böylece korkusunu yok saymadan, kendi yönünü yavaş yavaş belirlemeye başlayabilir. Çünkü kendi ışığına göre yaşamak, korkusuz olmak değil; korkunun varlığına rağmen bizim için anlamlı olan yöne doğru yürüyebilmektir. Hayatın en önemli kararlarını başkalarının ışığında vermek yerine, kendi içimizde yanan ışığı fark edip ona güvenmeyi öğrendiğimizde, yaşamımız bize daha çok ait olmaya başlar.
Osho Kimdir?
Osho (1931-1990) Hindistan doğumlu ruhani öğretmen, düşünür ve konuşmacıdır. Asıl adı Rajneesh Chandra Mohan olan Osho, meditasyon, farkındalık, bireysel özgürlük, içsel dönüşüm ve insanın kendi potansiyelini keşfetmesi üzerine geliştirdiği görüşleriyle tanınmıştır. Geleneksel düşünce kalıplarını ve yerleşik kabulleri sorgulayan anlatımı, onu özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında farklı ülkelerde geniş bir takipçi kitlesine ulaştırmıştır. Konuşmalarında insanın kendi deneyimini doğrudan gözlemlemesine, toplumsal koşullanmalardan uzaklaşmasına ve yaşamı daha bilinçli biçimde deneyimlemesine önem vermiştir. Meditasyon ve farkındalık çalışmalarına yönelik geliştirdiği yöntemler, günümüzde de farklı çevrelerde uygulanmaktadır. Osho’nun düşünceleri özgür irade, korkulardan sıyrılma ve kişinin kendi iç dünyasını keşfetmesi üzerine görüşleri, günümüzde kişisel gelişim literatüründe etkisini sürdürmektedir.