“Kendini sev, hayat da seni sevecektir.” Osho
Osho’nun bu sözü, kendimizi sevmenin hayatın bize sunduğu her şeyi değiştiren sihirli bir formül olduğunu değil, hayatı karşılama biçimimizin kendimizle olan ilişkimizden etkilendiğini anlatıyor. Kendisiyle sürekli mücadele eden, hatalarını büyüten ve kendi değerini yalnızca başarılarına bağlayan bir insan, hayatın güzel taraflarını fark etmekte de zorlanabilir. Kendimizi olduğumuz halimizle kabul etmeye başladığımızda ise eksiklerimizi inkâr etmeden, onlarla birlikte gelişmenin mümkün olduğunu görürüz. Özsevgi, sürekli kendimizi övmek veya kusurlarımızı görmezden gelmek değildir; kendimize başkalarına gösterdiğimiz anlayışın bir bölümünü gösterebilmektir. İnsan kendisine değer verdiğinde sınırlarını daha iyi korur, yanlış seçimlerden daha kolay uzaklaşır ve hayatındaki güzelliklere daha açık hale gelebilir. Belki de Osho’nun sözündeki “hayatın seni sevmesi”, dış dünyanın bize borçlu olduğu bir sevgi değil; biz kendimize farklı davrandıkça hayatı farklı deneyimlemeye başlamamızdır.
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, her gün kendimiz için, yalnızca iyi olduğumuzu kanıtlamak amacı taşımayan küçük bir şey yapmaktır. Bu bir işimizi biraz erteleyip dinlenmek, uzun zamandır ihmal ettiğimiz bir hobimize zaman ayırmak, ihtiyacımız olduğunda “hayır” diyebilmek veya yaptığımız bir hatadan sonra kendimizi acımasızca eleştirmek yerine ne öğrenebileceğimize bakmak olabilir. Günün sonunda kendimize şu soruyu soralım: “Bugün kendime nasıl davrandım?” Bu soru, özsaygımızın yalnızca düşüncelerimizde değil, günlük seçimlerimizde de nasıl ortaya çıktığını görmemizi sağlar. Çünkü insan kendisini sevdiğini söylediğinde değil, kendisine değer veren seçimler yaptığında bunu gerçekten yaşamaya başlar.
Günlük yaşamda bunun güzel bir örneğini, yaptığı bir hata nedeniyle bütün gün kendisini suçlayan bir insan üzerinden düşünebiliriz. Bir sunumda yanlış yapmış, önemli bir ayrıntıyı atlamış veya bir işi zamanında tamamlayamamış olabilir. İlk tepkisi “Ben zaten beceremiyorum.” demek yerine, “Nerede hata yaptım ve bir dahaki sefere neyi farklı yapabilirim?” olduğunda aynı olayın anlamı değişmeye başlar. Hatasını küçümsememiştir; fakat tek bir yanlışın bütün kişiliğini tanımlamasına da izin vermemiştir. Kendini sevmek tam olarak böyle bir yerde görünür: Başarılı olduğumuzda kendimizi değerli hissetmek kolaydır, asıl mesele başarısız olduğumuzda da kendi tarafımızda kalabilmektir. Kendimize düşman gibi davrandığımız bir hayattan huzur beklemek zordur; kendimizi anlamayı ve desteklemeyi öğrendiğimizde ise hayatın içindeki güzellikleri fark edecek daha geniş bir alan açılır.
Osho Kimdir?
Osho (1931-1990) Hindistan doğumlu düşünür, ruhani öğretmen ve konuşmacıdır. Asıl adı Rajneesh Chandra Mohan olan Osho, insanın yaşamını dışarıdan belirlenen kalıplardan uzaklaşıp kendi farkındalığıyla deneyimlemesi gerektiğini savunan yaklaşımıyla tanınır. Konuşmalarında sevgi, özgürlük, meditasyon, korku, bilinç ve bireysel dönüşüm gibi konuları ele almış; insanın kendi düşünce ve duygularını gözlemlemesine büyük önem vermiştir. Geleneksel kabulleri doğrudan sorgulayan üslubu, onu farklı ülkelerde geniş bir takipçi kitlesine ulaştırırken aynı zamanda çeşitli tartışmaların da odağına taşımıştır. Osho’nun düşünce dünyasında insanın kendisini tanıması, kendi deneyimine güvenmesi ve başkalarının beklentileriyle kendi iç sesi arasındaki farkı görebilmesi önemli bir yer tutar. Çok sayıda konuşması ve kitabı aracılığıyla yayılan fikirleri, özellikle meditasyon ve kişisel farkındalık alanında günümüzde de etkisini sürdürmektedir.