“Yüreğinde hissedersen, mesafe yoktur.” Richard Bach
Richard Bach’ın bu sözü, gerçek yakınlığın her zaman aynı yerde bulunmakla ölçülemeyeceğini anlatıyor. Hayatımızda bazı insanlar vardır; kilometrelerce uzakta olabilirler ama bir anıyla, bir sesle, bir cümleyle bize çok yakın hissedilebilirler. Çünkü insanları birbirine bağlayan yalnızca fiziksel mesafe değildir. Sevgi, dostluk, özlem, güven ve ortak yaşanmışlıklar zaman ve mekânın ötesine geçebilen bağlar oluşturabilir. Elbette uzakta olmak bazen özlemi artırır, paylaşmayı zorlaştırır ve fiziksel yakınlığın yerini tamamen doldurmaz. Ancak bir insanı gerçekten önemsiyorsak, onun hayatımızdaki varlığı yalnızca yanımızda olup olmamasıyla sınırlı değildir. Kalpte yer eden insanlar, fiziksel olarak uzaklaşsalar bile iç dünyamızdaki yerlerini koruyabilirler. Belki de mesafeyi asıl büyüten kilometreler değil, birbirimize ne kadar uzak hissettiğimizdir.
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, özlediğimiz veya değer verdiğimiz bir insanla bugün bilinçli bir bağ kurmaktır. Bunun için uzun bir konuşmaya ya da özel bir güne ihtiyacımız yok. İçten bir mesaj gönderebilir, kısa bir telefon görüşmesi yapabilir veya yıllardır görüşmediğimiz birine yalnızca “Seni düşündüm.” diyebiliriz. Burada önemli olan mesajın uzunluğu değil, duygunun gerçekten karşı tarafa ulaştırılmasıdır. Çünkü ilişkiler yalnızca birlikte geçirilen zamanla değil, birbirimizi hatırladığımızı ve önemsediğimizi gösteren küçük davranışlarla da canlı kalır. Bazen birkaç cümle, aramızdaki yüzlerce kilometreden çok daha güçlü bir yakınlık oluşturabilir.
Günlük yaşamda bunun güzel bir örneğini, farklı şehirlerde yaşayan iki kardeş üzerinden düşünebiliriz. Yoğunluk nedeniyle uzun süre görüşememiş olabilirler. Fakat biri diğerinin önemli bir sınavı olduğunu hatırlayıp o sabah aradığında, diğeri belki de yanında olmasından daha çok bu küçük ilgiyi hissedecektir. Çünkü asıl yakınlık, aynı odada bulunmaktan önce birbirimizin hayatında bir yerimizin olduğunu bilmekle ilgilidir. Elbette insan sevdiğine dokunmak, onunla aynı masada oturmak ve birlikte zaman geçirmek ister; fakat hayatın her döneminde bunu yapmak mümkün olmayabilir. Böyle zamanlarda bağımızı koruyan şey, mesafeye rağmen sevgiyi ve ilgiyi canlı tutabilmemizdir. Bazı insanlar yanımızda değildir ama kalbimizdedir; bu yüzden gerçek bir bağın ölçüsü kilometrelerle değil, birbirimizin yüreğinde ne kadar yerimiz olduğuyla belirlenir.
Richard Bach Kimdir?
Richard Bach (1936- ) Amerikalı yazar ve pilottur. Çocukluk yıllarından itibaren uçaklara ve uçmaya duyduğu ilgi, daha sonraki yaşamında hem mesleğini hem de yazı dünyasını etkileyen güçlü bir çizgi oluşturmuştur. Bir dönem Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri’nde pilotluk yapan Bach, daha sonra farklı uçaklarla uçmuş, havacılık üzerine yazılar kaleme almış ve edebiyat çalışmalarını bu tutkuyla iç içe sürdürmüştür. Bach’ın dünya çapında tanınmasını sağlayan eser, Jonathan Livingston Seagull (Martı Jonathan Livingston) olmuştur. Uçuşu bir maceradan çok, insanın kendisini aşması ve kendi sınırlarını keşfetmesi için bir metafor olarak kullanan eser, geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Ardından Illusions, The Bridge Across Forever ve başka kitaplarıyla özgürlük, sevgi, bireysellik ve kişinin kendi yolunu bulması gibi temaları işlemeyi sürdürmüştür.
“Yaşamınızdaki her sorun, içinde bir armağan saklar.” Richard Bach